Ülkem çalınmış
Biri mi aldı?Ellerin kavuşamadığı uzak topraklarda
Unutmuş olsa gerek avcı
O güzelim çoraklıkları
Bulunamaz artık
Belki de kayıp gitti
Ülkesiz ağlıyor çocuklar
Milyonların gözyaşıydı bu
Müzmin bakışlarda
Bir arpalık yaşamlarda
Büyüyor havanda
Aranan ve ulaşılamayan
Gizliden hücum eder
Kusur
Her yerde seni görmek
Cirit atıyor tutunmazlıklar.
Ahmet Arifli geceler tüketiyorum uğruna,
Başa bela uzaklıklar
Günahlar hafifleşiyor
Sıtkı sıyrılmış olana da elveda
Gidişleri büyüyordu
Tıpkı öfkeleri gibi.
Akrep ve yelkovanın açıları mühim mi?
Tek şiar
Gidiş
Monklarda günahı bu denli hafifletemez
Halefi olduğum hayatını da.
Efsunlu riyakarlıklar
İtirazlar göğe yükseliyor,
Barok ağıtlar yakıyorum bize
Bir isyandır sürekli yaşadığım
Töreye ve alışkanlığa*
Darı darı drahomalar çizilse de
Boynu yüksek kadına
Ermez başı göklere
Fildişi rengi bulutlar buraları ziyaret ediyor
Ancak
Olmayanı da olduramayız,
Çıra yağı gibi yanınca
Kaviler çizer ömrüm
Feragattan çizgilerle donandı
Yürüdüğüm bayırlar.
Ve işte Orpheus
Tanrılara güvenmedi.
Kuzu postlu çakalların yüzü
Hürmetsizliğin ilanı gibi
Fikirlerin kofluğuydu
Bu serzeniş
Frenk gömleğiyle
Bıyıkları henüz terlemiş
Buğday tenli yiğidoların da
Gidişiydi.
Celadet gıyabına belkide.
İşretli bir halkın tohumuyduk.
Remiz azlığıydı bizdeki
Nalınlı dindarların fermanıydı
Münfaildik
Cidalimiz kimeydi?
Bozuk yaftayı kime satıyorduk?
Sırası mıydı?
Ayakların başa dönüşü?
Yoksa müphem zevklerin kölesi miydik?
Tiradlarımı sakladım
Beni anlayan tek canlıya
Vegan tiplere benzeyendi
Küfürsüz kafirsiz
Mosmor öfkelere kapılmadan
Ari bir baş dönmesiydi
Fiyaka söker gibi
Caka satar gibi
Değil de
Ağır baş timsali
Yoklukla imtihana girmeden ,
Vazgeçme ahlakını göstermedenGidişi yüceltme ihtarıydı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder